Biz Sizi Arayalım!
EMLAK ARIYORUM!
MÜŞTERİ ARIYORUM!
Bizi takip edin!Bizi takip edin!
E-Bültenimize üye olun!
Bodrum

Emlak Haberleri

Emlak Haberleri  

» Türkiye ve Dünya Gayrimekul Sektör Bülteni 29.12.2011
» Yunan adaları Türklere açıldı 03.05.2011
» Kredi ile ev almak isteyenler acele etmeli! 11.04.2011
» Avrupa’nın En Yüksek Binası İstanbul Sapphire Kapılarını Açıyor 07.03.2011
» Komşunun evleri Türkiye'de satılacak! 16.02.2011
» 2011'in öne çıkan projeleri Avrasya Emlak'ta görücüye çıkacak...14.02.2011
» Gayrimenkul 2011'de daha hareketli olacak...11.02.2011
» Konut kredinizi yeniden yapılandırırken nelere dikkat etmelisiniz? 07.02.2011
» Yabancıların Bodrum'a olan ilgisi arttı...03.02.2011
» Konut kredilerine sınırlama geliyor... 02.02.2011


Konut kredinizi yapılandırırken nelere dikkat etmelisiniz? 07.02.2011

Yüksek faizle konut kredisi kullananlar, düşen faiz oranları ile birlikte, kredilerini yeniden yapılandırmaya gidiyor. Bu yeniden yapılandırma ile birlikte tüketicilere rehber olabilecek üç farklı seçenek yer alıyor. Bu seçenekleri, aşağıdaki tablolarda örnekleri ile göreceksiniz.

Türkiye ekonomisinde görülen hızlı iyileşme ve kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu sinyallerle beraber düşen TL faiz oranları yeniden finansman pazarını canlandırmaya başladı. Bunu gerek müşteri taleplerinden, gerekse de finans sektörünün yaptığı kampanyalardan rahatlıkla görmek mümkün. Son dönemde düşen faiz oranları ile birlikte konut kredisi kulanlar, kredilerini yeniden yapılandırmaya gidiyor.
Finans litaratüründe “Yeniden Finansman” adı verilen açıklamakta yarar var. 5582 sayılı Konut Finansman Yasası’na ve bu yasa kapsamında yayınlanmış yönetmeliklere göre “Yeniden Finansman” işleminin tanımı şu şekilde yapılıyor:
“Konut finansmanı sözleşmelerinde konut finansman kuruluşu ile tüketicinin mutabakatı ile kredi faiz oranında, vadesinde, faiz türünde değişiklik yapılmasının yanı sıra, aynı ev teminat gösterilerek birden fazla konut kredisi kullanılmışsa bu kredilerin birleştirilmesi, sözleşmede belirtilmiş olan para biriminin değiştirilmesi ve son olarak da konut finansmanı kuruluşunda değişiklik yapılmasıdır.

Üç farklı seçenek
Müşterinin sözleşmedeki faiz, vade ve diğer koşullarda değişiklik talep etmesi durumda ya mevcut kurumuyla ya da rekabetteki başka bir kurumla işlemi gerçekleştirmesi söz konusu olabiliyor. Yine kredi kullananların böyle bir durumda birkaç seçenekleri olduğunun bilmelerinde yarar var. Bu seçenekler şunlar:
“Taksitleri aynı tutarak düşük faizlerle vadeyi kısaltarak krediyi daha hızlı ödemek.
Sadece faizi düşürerek taksitleri azaltmak ve kalan vadeyi uzatarak veya üründe değişikliğe giderek taksitleri düşürmek.”
Dolayısıyla faizlerdeki düşüşten bağımsız olarak da taksitlerin düşürülebileceğinden hareketle bu konunun yüz binlerce konut kredisi kullanmış ve kredi bakiyesi olan müşteriyi ilgilendirebileceğini belirtmekte de yarar var. Konunun daha iyi anlaşılması amacıyla örnek üç tablo aracılığı ile resmi daha net anlatmak mümkün.

Yeniden finansman ile ilgili önemli noktalar:
Konut kredisinin faizini düşürerek kredisini yeniden yapılandırmak isteyen tüketicilerin ilk önce kredi kullandıkları banka ya da finansman kuruluşuna başvurmaları gerekiyor..

Yeniden Finansman işlemlerinde faiz oranı kadar masraflar da büyük önem taşıyor. 2007 yılı Mart ayından sonra açılmış sabit faizli konut kredilerinin erken kapatılması halinde yüzde 2 erken kapama ücreti uygulanıyor. Ayrıca yeni kullanılacak kredi için ekspertiz, hukuki hizmet ve kredi açılış ücreti gibi ücretler alınıyor.

Tüketicilerin kararlarını verirken hem bu ücretlerin toplamına hem de ücretlerin yeni kredi tutarına eklendiği durumlarda kredi toplam maliyetlerini detaylı olarak incelemelerinde yarar var.


“Her gün 20-30 talep geliyor”
Murat Aysan(DD Mortgage Genel Müdürü)
2010 yılında tahmin ettiğimizden daha fazla Yeniden Finansman oldu. Faizler düştüğü için birçok bankanın kredi transferi kampanyası yaptığını görüyoruz. DD Mortgage olarak her gün 20-30 tane yeniden finansman talebi alıyoruz. Gelen müşterilerde çok çeşitli talepler görüyoruz. Onun için de bir kaç senaryo oluşturduk. Var olan vadelerini veya taksitlerini düşürme yöntemi, buna yüzde 30-35 diyebiliriz. Bir miktar müşteri de faizler bu kadar düşmüşken taksitlerini iyice düşürmek ve vadeleri uzatmak istiyor. Bunun en önemli sebebi; bu kredilerini yeniden yapılandırması durumunda aylık taksitleriniz düşüyor ve bu kredilerin üstüne herhangi BSMV ve KKDF yok. Dolayısıyla en ucuz finansman kredisi. Bireyin borçlanabileceği hem faiz oranı olarak en düşük kredi hem de üstünde vergi ve fonlar olmadığı için haklı olarak müşteriler bir hesap yapıyorlar. ‘Aylık bin 500 TL ödeyene kadar 700 TL ödeyeyim öteki 700 TL’yi de gidip başka bir ihtiyacımı karşılayayım’ diyorlar. Bir miktar müşteri hem vadeyi uzatıyor, hem faizin düşüşünden faydalanıyor hem de ürün değiştiriyor.Bu sene yapılan Re- Finansmanların 10 milyar TL’nin çok üstünde olacağını tahmin ediyoruz. Bizim de portföyümüzün yaklaşık yüzde 15’i bütün yıl boyunca yeniden finansman için bize talepte bulunmuş durumda."

Kaynak: Hurriyetemlak.com 04.02.2011


Yabancıların Bodrum'a Olan İlgisi Arttı 03.02.2011

Muğla’nın Bodrum İlçesi ve özellikle Yalıkavak Beldesi son 10 yılda prensler, krallar ve şeyhlerin yatırım ve tatil cenneti oldu.

Aralarında Suudi Arabistan Prensi Abdülaziz Bin Muhammet Bin Faad Bin Al Saud, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmet El Cabir El Sabah ve Ürdün Prensi El Hassan’ın da yer aldığı çok sayıda ünlü arsa ve villa sahibi oldu. Suudi Arabistan’da yayımlanan, kraliyet ailesinden Prens Maha El Shaih’e ait ’Platinum’ adlı magazin dergisi, 4 sayfa yer ayırdığı Bodrum’a övgüler yağdırdı. Bodrum ve Yalıkavak’ın güzelliklerine yer veren dergide, dünyaca ünlü çok sayıda kişinin, tatil amaçlı büyük yatırımlar yaptığı belirtildi.

Yalıkavak Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Saruhan son 10 yılda Ortadoğu ülkelerinin prens, kral ve şeyhlerinin yaptığı yatırımların 500 milyon euroyu aştığını söyledi. Başkan Saruhan, bölgede arsa satın alan Suudi Arabistan, Kuveyt, Lübnan, Bahreyn ve Katarlı üst düzey devlet adamlarının da yaz tatillerini aileleriyle Bodrum marinalarında demirli lüks yatlarda geçirdiklerini kaydetti. Saruhan, Suudi Arabistan’da yayımlanan ve jet sosyeteye hitap eden, Prens Maha El Shaih’e ait ’Platinum’ adlı magazin dergisinin, 4 sayfa yer ayırdığı, ’Ünlülerin ve yat tutkunlarının kenti ve cazibe mekanları’ başlıklı yazıda Bodrum’a övgüler yağdırdığını anlattı.

Çeçen Emlak ve Yatırım Danışmanlığı Limited Şirketi’nin yöneticisi İbrahim Çeçen de son yıllarda başta Suudi Arabistan olmak üzere, Kuveyt, Kadar, Bahreyn, Lübnan ve Mısırlı üst düzey yöneticilerin Yalıkavak’ta araziler satın alıp değerleri 20 milyon eurolara varan lüks villalar yaptıklarını söyledi. Son olarak, geçen yıl Bodrum’da tatil yapan Lidya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin oğulları Motossim Bilal ve Hannibal Kaddafi’nin de otel yaptırmak için arsa aradığını belirten İbrahim Çeçen, "Bölgedeki arsa fiyatları da çok yükseldi. Bu yükselişte, dünya ünlü kişilerin, hem yatırım hem tatil için, Bodrum ve Yalıkvak’ı tercih etmesinin önemli rolü var" dedi.

KİMLERİN VİLLASI VAR?

Suudi Arabistan Prensi Abdülaziz Bin Muhammet Bin Faad Bin Al Saud, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid Bin Sultan’ın ailesinden Prenses Abeer Al Saud, Suudi Arabistan Güvenlik Konseyi Başkanı Prens Bandar Bin Sultan Bin Abdul Aziz Al Saud, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmet El Cabir El Sabah, kardeşi Prens Nasser Sabah El Ahmet El Jaber El Sabah, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed Sabah El Salim, Ürdün Prensi El Hassan ve Prens Ali Bin Nayef’in Yalıkavak’ta villa ve arazileri bulunuyor. Osmanlı Hanedanı Sultan Murad’ın 5’inci torunu Şehzade Osman Selaheddin Osmanoğlu da Yalıkavak’ta villa sahibi. Ancak villalar ve arsaların tapuları ya büyükelçilik görevlileri, ya fahri konsoloslar ya da Türkiye’de yaşayan akrabaları ve mimarların üzerine katıylı görünüyor. Ama bu isimler her yıl gelip evlerinde kalıyor ve tatil yapıyor.

Kaynak: Milliyet


Konut Kredilerine Sınırlama Geliyor 02.02.2011

Bankalar, 1 Ocak 2011’den itibaren konut kredileri ile konut teminatlı tüketici kredilerinde, tutarın teminata konu olan gayrimenkulün değerinin yüzde 75’inin üzerine çıkaramayacak.

BDDK'dan yapılan yazılı açıklamada, bankaların etkin bir risk yönetimi açısından, taşıdıkları risk düzeylerine, risk iştahlarına ve risk alma kapasitelerine bağlı olarak kullandırdıkları krediler ile bu krediler karşılığında alacakları teminat türleri ve düzeyleri arasında makul bir ilişki kurmalarının beklendiği kaydedildi.       

Kredi ve teminat düzeyi arasındaki ilişkinin uluslararası finans literatüründe ''Loan to Volue (LTV)'' olarak bilindiğini ve Türkiye'de de ''Kredinin Teminata Oranı (KTO)'' olarak adlandırılan oran aracılığıyla kurulduğu belirtilen açıklamada, bu çerçevede, Bankacılık Kanunu'nun 43. maddesinde verilen yetkiden hareketle BDDK'nın 16.12.2010 tarihli toplantısında karar alındığı kaydedildi.

Açıklamaya, şöyle devam edildi:       

''Konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kullandırılacak krediler ile konut teminatı altında kullandırılacak tüketici kredilerinde, kredi tutarının teminata konu olan gayrimenkulün değerinin yüzde 75'ini, ticari gayrimenkul alımı amaçlı kullandırılacak ticari kredilerde ise kredi tutarının teminata konu olacak gayrimenkulün değerinin yüzde 50'sini aşmaması kuralı getirilmiş ve bu sınırın belirlenmesinde esas alınacak teminata konu olan konutların ya da ticari gayrimenkullerin değerinin Kurulumuz veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerince tespit edilmiş olmasının zorunlu tutulmasına karar verilmiştir.''

Kaynak: Ntvmsnbc

 


Anasayfa